Mühendisliği Bırakıp Mantar Yetiştiriciliğine Başladı.

İstiridye mantarı yetiştiriciliği, Türkiye’de yeni gelişen ve pazar payı açık bir sektör. Yatırım için çok yüksek miktarda paralara gerek yok.  Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde, bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra mesleğini bırakan 33 yaşındaki endüstri mühendisi, istiridye mantarı üreticisi oldu.

Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu Mehmet Demiroğlu, daha önce özel sektörde proje danışmanlığı yaptığını, satış pazarlama bölümünde de yönetici olarak çalıştığını belirtti. Demiroğlu, yaklaşık bir yıl öncede kendi işini yapma noktasında bir karar aldığını ifade ederek, yaptığı araştırmalar sonucunda istiridye mantarı üretimini, yapabileceği bir iş olarak gördüğünü anlattı. İstiridye mantarının, şapkalı beyaz mantara nazaran ekonomik getirisi daha yüksek. Üretimde toprakla bire bir bağlantımız yok. Mantar kültür ortamında kompost şeklindeki poşetlerde yetişen bir üründür. Üretimden hasada kadar geçen süre 15 ila 21 gündür. Bizi tetikleyen kendi işimizi kurma hevesi oldu. Yalova’yı havası bakımından aşırı uçlar yaşamamasın dan dolayı tercih ettik.”

Mantar yetiştirerek köyden kente göçe “dur” dedi

Ülkemizde mantar yetiştiriciliği sektörü hızla büyümeye devam ediyor. Aksaray’ın daha önce beldeyken nüfusun azalması üzerine bu statüsünü kaybeden Altınkaya köyünde yaşayan Ali Akpınar, 2 yıldır atıl durumdaki tesiste kültür mantarı üreterek 12 kişiye istihdam sağlıyor.

Ankara’da yaklaşık 20 yıl mantar üretiminde çalışan Akpınar, işlerinin kötü gitmesi üzerine 2014’te eşinin köyü Altınkaya’ya yerleşti. Burada daha önce pazar yeri olarak inşa edilen ancak kullanılmayan tesiste mantar yetiştirmeye karar veren Akpınar, köy muhtarı Yılmaz Atak’ın da desteğiyle üretime başladı.

Tesisteki 17 odada yıllık yaklaşık 100 ton üretim yaparak istihdam sağlayan, kullandığı mantar kompostunu gübre olarak çiftçilere ücretsiz dağıtan Akpınar, sağladığı ekonomik katkıyla köyden göçün engellenmesine katkı sağlıyor.

– “Taleplere yetişemeyecek duruma geldik”

Akpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyde mantar yetiştiriciliği için uygun ortam olduğunu görünce değerlendirmeye karar verdiğini söyledi.

Tesisin büyümesinde muhtar ve köylülerin büyük katkısının bulunduğunu dile getiren Akpınar, köyün kalkınması için her türlü fedakarlığın yapıldığını aktardı.

Akpınar, köydeki ılıman iklimin mantar yetiştirmeye uygun olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Üretimde kullandığımız kompostları aldığımız fabrikalar da çok yakın. Ulaşım ağı olarak da avantajlarımız var. Tesisteki 30 odadan 17’sinde üretim yapıyoruz. Günlük ortalama 50 ila 100 kasa mantar üretiyoruz. Yoğun talep var, ürünümüz kaliteli. Taleplere yetişemeyecek duruma geldik. Yılda yaklaşık 100 ton üretim yapıyoruz. Mantarları Ankara başta olmak üzere Aksaray, Niğde ve Nevşehir illerine satıyoruz. Faal 6 kişi çalışıyor. Siparişleri götüren ekiptekilerle istihdam ettiğim kişi 12’yi buluyor. Bu şekilde köyümüze katkımız oluyor.”

Mantar yetiştiriciliğin sürekli ilgi gerektirdiğini vurgulayan Akpınar, “Kültür mantarı kompost dediğimiz atık maddede, sapın olgunlaşmış halinde oluşuyor. Fabrikadan gelen kompostu odalara seriyoruz. Kuluçka döneminde ortam sıcaklığını soba ile yükseltiyoruz. Nemini ayarlıyoruz. Kompost olgunlaşmaya başlayınca üzerini toprakla örtüyoruz. 40-45 günde mantar yetişiyor.” ifadelerini kullandı.

– “Köyden göçün önüne geçmemiz gerekiyordu”

Köy muhtarı Atak ise 2014 yılına kadar belde olan Altınkaya’nın sürekli göç vermesi nedeniyle köy statüsüne düşürüldüğünü anlattı.

Köyün kalkınması için yapılacak tüm çalışmaları desteklediklerine işaret eden Atak, şunları kaydetti:

“Kullanılmayan tesisi nasıl değerlendireceğimizi düşünürken Ali Akpınar ile tanıştık. Mantar üretebileceğini söyledi. Köyümüzde bir işletmeciye ihtiyacımız vardı. Köyden göçün önüne geçmemiz gerekiyordu. Atıl durumdaki tesisi mantar üretmek üzere işletmecimize tahsis ettik. Çok da iyi oldu. Çalışan işçiler özellikle köyden seçildi. Bu da köyümüze gelir getirdi. Kısmen de olsa köyden kente göçün önüne geçtik. İnşallah daha da iyi olacağını düşünüyorum.”

Misel ekimi ve ön gelişme devresi

Ekime hazır hale gelen kompost beklemeden ekim yapılır. Ekimde , buğday ,çavdar, mısır v.b. hububat denelerine sardırılmış tohumluk misel kullanılır. ekimden maksat, tohumluk miselin kompost içerisine olabildiğince homojen bir şekilde yayılması, karıştırılmasıdır. Bir ton kompost için 5-7 kg arasında veya 8- 10 lt misel kullanılır . misel daha düşük dozlarda ekilirse gelişme süresi uzamakta ve rakip ve istenmeyen organizmaların kompost içerisinde çoğalma riski artmaktadır. Tersine yüksek dozda ekim yapıldığında ise maliyeti artırıcı etkenle birlikte misel gelişmesi sırasında istenmeyen ölçüde sıcaklık yükselmesi olabilir.

Kompost iyi bir besin ortamı olduğundan her türlü mikrobial bulaşmaya karşı duyarlıdır. Bu nedenle ekimde çalışanların hijyen şartlarına büyük ölçüde özen göstermeleri , ekimde kullanacakları alet ve ekipmanların temiz olmasına dikkat etmeleri gerekir .

Ekim elle veya makine ile yapıla bilinir. Tohumluk misel kompost a homojen bir şekilde karıştırılır ve kasa,naylon torba veya ranzalara yerleştirilir. Ekimi yapılan kompost hafifçe bastırılarak düzeltilir odalara yerleştirilen kompost üzerine kağıt veya ince naylon örtü ile örtülerek hem muhtemel bulaşmalara karşı hem de yüzey kurumalarına karşı tedbir alınmış olur. Bulaşmalara karşı ayrıca %1 lik formalin ve %0.1 DDVP ile oda haftada bir ilaçlanmalıdır. Ara sıra su pülvarize edilerek örtü kağıtlarının nemli kalması sağlanır . Bu devrede kapı ve havalandırmalar kapalı tutulur yalnız ısı ayarlamalarında havalandırmalar kullanılır, oda ve kompost sıcaklığının 28 C nin üzerin çıkmamasına özen gösterilir.

Gelişme dönemi için en uygun sıcaklık oda içi 23 C kompost 25 C oda içi nem %80-90 de miseller 13 –15 günde kompost u tamamen sarar ve ortama mantar kokusu yayılmaya başlar. Bu süre zarfında misel gelişmez ise bunun nedenlerini söyle sıralayabiliriz.

– Kompost aşırı ıslak yada kurudur.

– Kompost sıcaklığı 30 C yi aşmıştır

– Kompost besin maddelerince fakirdir.

– Kompost hazırlanması ve pastörizasyonu iyi yapılmamıştır.

– PH uygun değildir

– Hastalık yada zararlılarla bulaşma vardır.

Mantar üretimini nerelerde yapabilirim?

İstiridye mantarı yetiştiriciliği  yapmak için mutlaka kapalı ortamlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için uygun olmak şartı ile daire, dükkan, bodrum katlar, ahırlar kullanılabilir. Bu tür alanlarda yalıtım maliyetleri çadırda istiridye mantarı üretimi yapmaktan daha pahalı olmaktadır. Mantarhanelerde yapılan istiridye mantarı üretiminde enerji sarfiyatı kullanılan ekipmanlara göre %10 artabilir. Ancak binalara oranla daha fazla verim alınabilmektedir. Bunun nedeni olarak yalıtımlı çadır kurulumu yapılırken ekibimiz çadırın daha iyi havalandırılabilmesi için çalışmalar yaparak çadır yönünü belirlemektedir. Sorunuzun cevabı olarak yalıtımlı çadırlarda üretim yapmak en uygun üretim şeklidir diyebiliriz.

Mantarhaneye ne kadar kompost koymalıyım?

Mantarhaneye ne kadar kompost koymalıyım?

Günümüzde çoğu girişimcinin en çok üzerinde düşündüğü konulardan birisi kurduğu mantarhaneye kaç ton kompost koyması gerektiğidir. Aslında yapılan hesaplamalarda ne kadar çok kompost koyarsam o kadar çok kazanırım düşüncesi çok yanlıştır. Maalesef üreticilerimiz bu işe ilk başlarken nasıl daha çok kompost koyabilirim düşüncesini taşımaktalar.

Normal standartlarda 112 metrekare bir üretim çadırına maksimum 12 ton civarında kompost koyulması gerekmektedir. Bu tonajın üzerine çıkıldığında çadır içi hava sirkülasyonu zorlaşmakta ve doğal olarak kirli havayı atamadığı için verimleri düşmektedir. Yine bir yanılgı ise dilden dile dolaşan (%30, %35, %40 verim alıyorum, aldık, almış) gibi duyumlar ile hareket eden üreticilerimiz malesef mantar üretimi kazançlara ulaşamamaktadır.

Mikro Krediyle Evinde Mantar Yetiştiriyor.

Artık ülkemizde sektör haline gelen mantar üretimine bir girişimci daha katıldı.  Hatay’da girişimci bir kadın, çocukluğunun lezzeti olarak tabir ettiği mantarı yetiştirebilmek amacıyla yaptığı araştırmalar sonucu evinin bir odasında istiridye mantarı üretmeye başladı. B vitaminin yanı sıra demir, bakır ve fosfor bakımından zengin olan istiridye mantarı, Hatay’da ilk defa kadın girişimci Habibe Koçak tarafından üretilmeye başlandı. Evinin bir bölümünü aldığı 800 liralık mikro krediyle adeta mantar tarlasına çeviren Koçak’ın, en büyük hayali ise büyük bir emekle “çocuğu” gibi baktığı mantarları yurt dışına satabilmek. Üç çocuk annesi Habibe Koçak (47), AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğundan bu yana mantarın lezzetini çok sevdiğini ve bu ürüne özel bir ilgisinin olduğunu söyledi.

Daha önce de kültür mantarı yetiştirmek istediğini fakat ilk denemesinde başarısız olduğunu belirten Koçak, internetten yaptığı araştırmalar sonucunda istiridye mantarı yetiştirmeye karar verdiğini belirtti.Maddi sıkıntıları nedeniyle bir türlü istiridye mantarını yetiştirmek için girişimde bulunamadığını ifade eden Koçak, şöyle devam etti:

“Mantarla ilk tanıştığımda 8 yaşındaydım. Annem toplardı bize yedirirdi. Bizim evin et yemeği mantardı. Şimdi ben de evde çocuklarıma mantar yemeğini sürekli yaparım. İnternetten faydalarını araştırırken bir gün mantar üretmeye karar verdim. Yerim müsaitti fakat maddi yönden destek bulmak zorundaydım. Mantarla ilgili internette araştırma yaptığım sırada mikro kredi uygulamasını öğrendim ve hemen başvuruda bulundum. Çünkü bu işle ilgili bütün planlarımı uzun zamandan bu yana yapıyordum. İlk etapta 800 liralık kredi desteği aldım ve çocukluğumun lezzeti olan mantarı yetiştirmek için hemen girişimlere başladım.”

İstiridye mantarının Hatay’da bulunmadığını bu nedenle Kastamonu’dan tohum getirttiğini vurgulayan Koçak, evinin bir bölümünde çalışma başladığını ve ilk denemesinde de başarılı olduğunu kaydetti. Mantarı yetiştirebilmek için birçok aşamanın bulunduğunu ifade eden Koçak, öncelikle satın aldığı saman, talaş ve kepeği bahçesinde büyük kazanlarda kaynattığını ve istiridye mantarının kompostosunu hazırladığını, ardından da bu kompostoya tohumları yapıştırdığını söyledi.

Hayalinde büyük bir mantar üretim tesisi kurmak olduğunu ifade eden Koçak, “Aldığım ilk ürünü öncelikle evde pişirdim ve çocuklarımla birlikte yedik. Çok lezzetliydi. Bu lezzetin herkesin sofrasında yer almasını isterim. Bunun için en büyük hayalim büyük bir tesis kurup, hemen her yere mantarı göndermek. Ayrıca çocukluğumun lezzetiyle yurt dışına açılmak” diye konuştu. Koçak, evinin bir bölümünde yetiştirdiği mantarları satmak için şu an marketlere başvurduğunu ve kabul edildiğini, birçok ilden de şimdiden sipariş almaya başladığını kaydetti.

Dünyada Marka Haline Gelen Porçini Mantarı

Sofralarımıza daha yeni yeni giren ve ülkemizde henüz yetiştiriciliği yapılamayan Porçini mantarı, halk arasında ayı mantarı, çörek mantarı veya bolet mantarı isimleriyle de bilinmektedir. Ülkemizde yaygın olarak yetişen porçini mantarının etli şapka kısmı, sap kısmından daha koyu renklidir. Islakken parlar ve hafif yapışkandır. Rengi değişken, kestane veya soluk kahverengidir.

Günümüzde mantar yetiştiriciliğinde zirvede olan istiridye mantarını büyük olasılıkla tüketimde geçmesi beklenen porçini mantarı şileliler arasında ‘kıtırdak’ ismi ile biliniyor. Şile’nin yöresel mutfağında büyük öneme sahip olan mantarın tencere yemekleri, tavası, ızgarası, böreği, pidesi yapılıyor. Pek çok farklı mantar türüne ev sahipliği yapan Şile’nin yerli halkı her yıl mantar zamanı aileleriyle birlikte mantar toplamaya çıkıyor. Şile’de toplanan mantarlar talep doğrultusunda tüm Türkiye’ye dağılırken, Şile halkının da yan gelir kaynağı oluyor. Eylül, Ekim ve Kasım aylarında özellikle meşe ağacının altında kendiliğinden yetişen porçini, orman sınırı boyunca gazeller üzerinde genellikle çok sayıda görülüyor. Hoş kokusu ve lezzetli tadı ile yenilebilen en iyi mantarlardan biri olan porçini, kurutularak, konserve veya turşu halinde saklanabiliyor. Porçini, Avrupa restoranlarında porsiyonu 15-20 eurodan satılıyor.
Şile’nin bir diğer ünlü ve lezzetli mantarı ise yörede “gelincik” diye bilinen ‘Sezar’ mantarı. Bölgede kendiliğinden yetişen lezzetli mantarın Sezar adıyla tanınmasının nedeni ise Roma İmparatoru Sezar’ın bu mantarı sadece kendi için toplatıp, halka yasaklatması.

Kütük üzerinde yetiştirilen mantar yüz güldürüyor

Ülkemizde istiridye mantarının yanı sıra kütükde mantar yetiştirciliğinede rağbet oldukça artmakda. Üretimi İstiridye mantarından tamamen farklı olan kütükde yetiştiricilik , yetiştiricilerine oldukça güzel paralar kazandırmakta.

MERSİN (AA) – Mersin’in Erdemli ilçesinde 3 yıldır kütük üzerinde kayın mantarı üretimi yapan Durmuş Ali Saydam, yılda 3 ton üretimi karşılığında 50 bin lira kazanıyor.

Üretici Saydam, gazetecilere yaptığı açıklamada, sosyal ormancılık faaliyetlerini artırmak için Mersin Orman Bölge Müdürlüğünün kültür mantarı yetiştiriciliği projesi kapsamında 60 kütükle üretime başladığını, 3 yılda üretimini 10 katına çıkartmayı başardığını söyledi.

Şu an 600 kütükle ürettiği mantarlara talebin fazla olduğunu vurgulayan Saydam, şöyle konuştu:
“Çiftçilikle uğraşırken yılda 5-10 bin lira gelir elde ederken şimdi kayın mantarından yıl da 50 bin lira kazanıyorum. Kayın mantarının kilogramını 15 liradan satıyorum. 3 yıldır üretimini yaptığım kayın mantarı çok şükür bana çok kazandırıyor. Şu anda yılda 3 ton kayın mantarı üretiyorum. Çok büyük talep var. Kazandığım parayla mahallemizde kendime ait market açtım. Şimdi işlerim çok iyi. Şu anda Mersin’in en çok kayın mantarı üreten kişisiyim. İlçe genelinde 26 mahallede üretim merkezim var. Hedefim, 600 olan kayın mantarı kütük sayısını bine çıkartmak. İnşallah hedefime kısa zamanda ulaşacağım. Yetkililerden, kayın mantarını yurt dışına ihracatı için destek bekliyorum.”
Bin 400 rakımdaki taş örme evlerin alt katında ahır olarak kullanılan yerlerde yetiştirilen mantarın ışık almamasının önemli olduğunu belirten Saydam, atıl boş binaların kayın mantarı yetiştiriciliği için en ideal yerler olduğunu dile getirdi.
Aynı köyden İsa Turan da kayın mantarı üreticisi Saydam’ın yardımıyla üretim yapmaya başladığını, evlerinin altındaki ahırı mantarhane olarak kullandığını belirtti.

İstiridye Mantarı Yatırımcıların Yeni Gözdesi

İstiridye mantarı yetiştiriciliği yatırım yapmak isteyenlerin radarına yeni yeni girmeye başladı. Türkiye’de iki üniversitede mantarcılık bölümü olmasına rağmen fazla bilinmeyen bu sektörü mercek altına aldık. Alaylı olmayıp eğitimini Akdeniz Üniversitesi – Korkuteli Meslek Yüksek Okulu – Mantarcılık Programı’ndan alan mantar üretim teknikeri Mustafa Gürsoy, sorularımızı yanıtladı. İşte A’dan Z’ye merak ettikleriniz…

1- İstiridye Mantarı yetiştiriciliği Türkiye’de yeterince biliniyor mu?
Maalesef yetiştiricilik hakkında büyük bir bilgi eksikliği var ve kulaktan dolma bilgilerle üretim yapılmaya çalışılıyor. Bu da bir çok kişinin bu işe bütün sermayesini yatırıp batmasına neden oluyor. İstiridye mantarı ülkemizin özellikle bazı illerinde üretilmekte ve tanınmaktadır. Antalya-Korkuteli, Denizli, Kocaeli, İstanbul, Ankara gibi illerimizde üretilmekte yine ağırlıklı olarak bu illerde pazarlanmaktadır. Ancak hem üretim hem de tüketim açısından tam olarak tanındığını söyleyemem.

2- Mantar yetiştiriciliği için üniversite okudunuz. Bu süreci bize anlatır mısınız?
Sektöre ilk olarak ağabeyim olan Halit Gürsoy ile 2011 yılının mayıs ayında bir tanıdığımız vasıtası ile kültür mantarı üretim yeri devralarak başladık. Ancak devraldıktan sonra kültür mantarının üretiminin çok zor ve zahmetli olduğunu gördük. O zamanlar yeni yeni ismi duyulmaya başlayan istiridye mantarı üretimine biz de merak salıp üretim konusunda araştırmalar yaptık. O sıralar İstanbul’da bulunan bir firma ile görüştük ancak gerek tavırları olsun gerek şartları olsun bize sorun çıkaracağını anladık. Biz de 2011 yılının temmuz ayında ilk kompost dediğimiz mantar üretimin ham maddesi olan karışımı kendimiz yapıp üretime başladık. Malumunuz o zamanlar Türkiye’de bu sektör yeni ortaya çıkmaya başladığından dolayı çok büyük bir bilgi eksikliği ve bilgi kirliliği vardı. İlk yaptığımız kompostlar kısmen tutup birazda verim almaya başlayınca işi büyütmeye karar verdik. 500 m² yerde üretim için pastörize fırın ve 2 adet oda ile üretime başladık ancak yüksek tonajlı üretimde problemler yaşadık. Ve sektörde hali hazırda olan kişilerin de bileceği üzere yeşil küf dediğimiz problemle yaklaşık 1 yıl boyunca uğraşmak zorunda kaldık. Ardından bu işin böyle yürümeyeceğine karar verip üniversite sınavına girerek Korkuteli Meslek Yüksek Okulu Mantarcılık Programını kazandım. Eğitimim sırasında birçok konuda eksiklerimin olduğunun farkına vardım ve eğitim gördüğüm iki yıl boyunca gerek kendi yaptığım araştırmalar gerekse üniversitede aldığım dersler vasıtası ile bilgi eksiğimi giderdim. Üniversite bittikten sonra büyük oranda problemleri halletmiş olarak üretime devam etmekteyiz. Tabii bu konuda üniversitedeki hacalarım; Yrd. Doç.Dr. Halil Demir, Öğr.Gör. Nurhan Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. İlker Sönmez gibi öğretmenlerimin bende emeği büyüktür.

3- İstanbul’un göbeğinde üretim yapıyorsunuz. Neden ormanlık bir alanda değil de, kent merkezinde üretim yapıyorsunuz?
Şehir merkezinde üretim yapmamızın sebebi ulaşım imkanlarının bol olması hammadde tedariki ve üretim esnasında yaşanabilecek aksaklıklarda tesis için gerekli ihtiyaçların hızlı bir şekilde temin edilebilmesidir. Ayrıca üretmiş olduğumuz ürünün satış ve pazarlanmasının kolay olmasını da dahil edebiliriz. Ormanlık alan olmamasının nedeni ise hem açık alanda iklimsel şartların sağlanamaması hem de sürekli üretim döngüsünde çıkaracağı büyük problemlerdir. Ayrıca açık alan yada ormanlık arazi gibi ortamlarda sadece ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde üretim yapılabileceği gibi mantar için hayati önem taşıyan hijyen koşullarının yerine getirilmesi konusunda da büyük problemlere neden olur. Kapalı üretim odalarında tam otomasyon sistemi ile yılın 12 ayında üretim yapılabilir ve hijyen koşulları rahatlıkla sağlanabilmektedir.

4- Kompost hazırlanırken nelere dikkat edilmeli. Her kompost aynı verimi veriyor mu?
Kompost hazırlanırken dikkat edilmesi gereken hususlar;
– Hijyen şartlarının iyi sağlanması,
– Kompostta kullanılacak hammadde materyallerinin iyi seçilmesi,
– Kompostun iyi pastörize edilmesi ve paketleme esnasında sıcaklığın sabit tutulması

Kompostların verimine gelince, içerisinde kullanılacak materyallerin (talaş,pamuk,saman,kireç,alçı,kepek) miktarlarının iyi ayarlaması gerekmektedir. Ancak şunu belirtmekte fayda var; pamuktan yapılan kompostlar kimyasallarla sterilize edildiği için sağlık açısından risk taşımaktadır.

Üretim yapmak isteyenlere tavsiyem talaş ve samanın pastörize edilmesiyle (buhar ya da haşlama ile zararlı mikro organizmaların yok edilmesi) oluşturulacak kompost kullanılmalıdır.
Verim olayına gelince kompost içerisindeki kuru madde miktarına bağlı olarak; yüzde 100 samandan yapılan kompost yüzde 13-17 arası, yüzde 100 pamuktan yapılan kompost yüzde 15-18 arası, yüzde 50 Talaş – yüzde 50 samandan yapılan kompost yüzde 23-28 arası verim vermektedir. Tabii bu rakamlara iklim şartlarının iyi sağlanması halinde yüzde 3-5 arası artış olabileceğini unutmamalıyız.

Bizim hazırlamış olduğumuz kompost yüzde 50 kayın talaşı – yüzde 50 saman ve buharda pastörize edilerek ve hiç bir kimyasal madde kullanmadan verim oranı yüzde 25-28 gibi oranlara ulaşmaktadır.Bu karışımlardan bahsederken birçok ‘kompost üreticisiyim’ diye ortada gezenlerin itirazı olacaktır. Bu da çok normal benim için, çünkü onlar sadece kompost satma peşindedirler. Olaya bu şekilde bakıldığında üreticiler mağdur olmaktadırlar.
Ayrıca hazırlamış olduğum yeni formül sayesinde verim oranını yüzde 35 seviyelerine çıkarmak için AR-GE çalışmalarıma devam etmekteyim. Ve AR-GE faaliyetleri içerisinde şu an 6 farklı kompost kombinasyonu denemesi yapıp tamamında yüzde 100 başarı sağlamış durumdayım .Bundan sonraki süreç verim oranlarının ne düzeyde olacağı ve ürünün besin değerlerini nasıl daha üst seviyelere çekebilirim olacaktır.

5- İstiridye mantarının piyasadaki alıcıları genelde kimler? Dünyaya da satış yapıyor musunuz?
Şu an biz İstanbul piyasasında pazarda satış yapan esnaflara toptan satan kişilere veriyoruz. Satış sırasında dökme olarak tabir ettiğimiz ürünlerin kasalar içerisinde satıcıya sunulması şeklinde oluyor. Ancak istanbul’un şu anki satış rakamlarına bakarak söyleyebileceğim şey günlük ihtiyacın 5 bin kg civarlarında olmasına karşın diğer şehirlerden gelen ve istanbul’da üretim yapanlarıda dahil ettiğimizde günlük pazara sunulan ürün ancak 1 bin kg civarındadır. Buradan da anlaşılacağı üzere daha istanbul’un ihtiyacının bile yüzde 20’si dahi ancak karşılanabilmektedir.

Üstelik iyi bir tanıtım pazarlama organizasyonu yapılarak istanbul’un tüketim miktarı 7 bin 500 kg civarına rahatlıkla çıkarılabileceği unutulmamalıdır. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere sadece istanbul’un bile inanılmaz bir potansiyeli var. Kaldı ki Türkiye çapında tanıtım ve pazarlama ile bu rakamlar çok daha üst seviyelere çekilebilir ve müthiş bir pazara sahip olabilir.
Yukarıda da belirttiğim gibi henüz İstanbul’un ihtiyacına dahi yanıt veremediğimizden dolayı yurtdışı ihracat gibi bir düşüncemiz en azından şu an için yok. Ancak istediğimiz büyüklüğe ulaşırsak tabi ki çevre ülkelere ihracat konusunda düşüncelerim var.

6- Türk tüketicilerine tavsiyeleriniz var mı?
Tüketecilerimize tavsiyelerimize istiridye mantarının besin yönünden içerdiklerine bakarak başlayalım. İstiridye mantarı sığır ve tavuk etinden sonra en yüksek protein değerine sahip besindir. Ayrıca lifli yapısı sayesinde sığır ve tavuk etinden daha kolay sindirilmesi ve bağırsakları temizleme görevi görmesini de ekleyebiliriz. Ve içermiş olduğu B1, B2 ve C vitaminleri sayesinde insan vucüdunun ihtiyacına büyük katkıda bulunmaktadır. Antioksidan ve antibakteriyeldir. Bununla beraber obezite, diyabet ve yüksek kan şekeri diyetlerine uygundur.’0′ kolesterol, düşük sodyum, yağ ve şeker sayesinde çok sağlıklı bir besindir. İçerisinde bulunan lostvanin sayesinde kolesterolü düşürür. Sığır sakatatı olan karaciğer de dahil olmak üzere bütün gıdalardan 5-10 kat fazla bulunan niasin ve yüksek folik asit oranı sayesinde nefrit ve kalp hastaları için tavsiye edilmektedir.

7- İstiridye mantarı üretim tesisi için gerekli olan ekipmanlar nelerdir? Bunun girişimciye maliyeti nedir?
Çadır ve betonarme hazır yapılar da dahil olmak üzere üreticilere tavsiyem 100 m² oda büyüklüğü en ideal ölçüdür. Maliyet açısından ise, çadır olarak yapılacak odalar 100 m² olmak üzere tam otomasyonlu (Karbondioksit, nem ve sıcaklık ölçer) ve sisleme sistemi de dahil olmak üzere 20 bin -25 bin TL arasında. Betonarme olan 100 m² ölçeğinde havalandırma durumuna bağlı olarak 15 bin – 25 bin TL arasında değişmektedir. Üretim yapmak isteyen kişi en az 300 m2 alanla üretime başlamalıdır ki üretim sürecinde hergün ürün alabilmeli ve müşterisine düzenli ürün ulaştırabilmelidir. 300 m² altındaki üretim yerleri hem düzenli gelir sağlamaz hem de tüketicinin isteklerine düzenli bir şekilde cevap veremez.

8- Üretilen ürün talebi karşılıyor mu?
Maalesef bu konuda büyük bir arz/talep dengesizliği söz konusu. İhtiyacın yüzde 20’si ancak karşılanmaktadır.

9- Bu işe girmek isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?
İstiridye mantarını üretmek isteyen herkesin mutlaka iyi bir araştırma ve pratikte üretim yapmaları gerekmektedir. Küçük miktarda olsa bu hobi kitleri halinde de olabilir.
Üretimin yapılacağı şehirde mutlaka pazar araştırması yapılmalı var olan tanıtım eksikliği giderilmelidir.
Üretim için maliyetler iyi hesaplanıp bütün riskler göz önünde bulunudurulmalıdır.
Kulaktan dolma bilgilere inanılıp yüksek getirisi varmış gibi üretime kara düzen başlanmamalıdır.
Kompost alacağınız üreticiyi iyi seçmelisiniz.
Ve en önemlisi 100 m² odaya 20 ton kompost konur, yüzde 40 verim alınır, aylık geliriniz 4 bin TL olur gibi rakamlara aldanıp üretim yapmaya kalkışmasınlar. Bunlar kompost satmak için verilen abartılı ifadelerden başka bir şey değildir.

10- Mantarcılık bölümünü tercih etmek isteyenlere tavsiyeleriniz nedir?
Türkiye’de mantarcılık bölümünün varlığı yeteri kadar bilinmemektedir. Şu anda Akdeniz Üniversitesi – Korkuteli Meslek Yüksek Okulu ve Kırıkkale Üniversitesi – Kırıkkale Meslek Yüksek Okulu dışında bu bölüm üzerine eğitim veren başka üniversiteler maalesef bulunmamaktadır. Bu bölümü tercih etmek isteyenlere tavsiyem bölümün adının fazla bilinmemesi ve yeteri kadar ilgi duyulmadığı için endişe duyup tercih konusunda tereddüde düşmemeleridir. Çünkü mantar ülkemizde yeni yeni tüketim konusunda ivme kazanmaya başlamıştır. Bu sayede ilerleyen yıllarda ihtiyacı karşılamak için yeni mantar üretim tesisleri kurulması gerekecek ve bu iş konusunda eğitim almış teknikerlere ihtiyaç duyulacaktır. Bu durum mantar üretim teknikeri olan kişiler için aynı zamanda büyük bir fırsat olacaktır. Ayrıca sektöre ne kadar çabuk adım atılırsa deneyim olarak kendisinden sonra gelecek kişilere hem önderlik etmiş olurlar hem de sektörde önemli bir yer edinme şansları olacağı da gözardı edilmemelidir. Üstelik mantarcılık bölümünü tamamlayan kişiler dikey geçiş sınavı (DGS) sayesinde Bahçe Bitkileri, Bahçe Bitkileri Üretimi ve Pazarlaması, Beslenme ve Diyetetik, Bitki Koruma Bitkisel Üretim ve Teknolojileri, Gıda Mühendisliği, Gıda Teknolojisi, Tarla Bitkileri gibi bölümlere geçiş yapıp eğitimlerine devam edebilirler. Görüldüğü üzere bu bölümü tercih edenler piyasa şartlarını iyi takip edip bilgi konusunda sürekli kendilerini geliştirirlerse iyi yerlere gelip iyi kazanç elde edebilirler.

DOĞAL VE UCUZ BİR MANTAR ÜRETİMİ

Yemeklik ve farklı lezzetler için kullanılan egzotik mantarlar; sağlık için ise kanser tedavisine destek olarak kullanılan tıbbi mantar çeşitleri çok iyi paralara satılıyor. Masraf ise neredeyse sıfır çünkü ısıtma, soğutma ve nemlendirme masrafı yok. Amerika’da ve Avrupa’da yeni, çok revaşta olan doğal mantar yetiştiriciliği şeklidir. Tamamen doğal ortamda ağaçlara aşılanarak yetiştirilen çeşitli mantar türleri vardır.   Sadece bir aşılama tohumu (klin ve misel) gerekiyor. Üstelik tek seferelik aşılama veya ekimi yapıldıktan sonra senelerce mantarları toplayıp hem kendiniz kulanırsınız hem de ticaretini yapar bol para kazanırsınız. Aşılama,ekim bilgisi veya Klin ve Misel (Mantar tohumu) sipariş vemek için detaylı bilgiyi alttaki adresten edinebilirsiniz.

www.mantarsepetim.com