Mühendisliği Bırakıp Mantar Yetiştiriciliğine Başladı.

İstiridye mantarı yetiştiriciliği, Türkiye’de yeni gelişen ve pazar payı açık bir sektör. Yatırım için çok yüksek miktarda paralara gerek yok.  Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde, bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra mesleğini bırakan 33 yaşındaki endüstri mühendisi, istiridye mantarı üreticisi oldu.

Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu Mehmet Demiroğlu, daha önce özel sektörde proje danışmanlığı yaptığını, satış pazarlama bölümünde de yönetici olarak çalıştığını belirtti. Demiroğlu, yaklaşık bir yıl öncede kendi işini yapma noktasında bir karar aldığını ifade ederek, yaptığı araştırmalar sonucunda istiridye mantarı üretimini, yapabileceği bir iş olarak gördüğünü anlattı. İstiridye mantarının, şapkalı beyaz mantara nazaran ekonomik getirisi daha yüksek. Üretimde toprakla bire bir bağlantımız yok. Mantar kültür ortamında kompost şeklindeki poşetlerde yetişen bir üründür. Üretimden hasada kadar geçen süre 15 ila 21 gündür. Bizi tetikleyen kendi işimizi kurma hevesi oldu. Yalova’yı havası bakımından aşırı uçlar yaşamamasın dan dolayı tercih ettik.”

Mantar yetiştirerek köyden kente göçe “dur” dedi

Ülkemizde mantar yetiştiriciliği sektörü hızla büyümeye devam ediyor. Aksaray’ın daha önce beldeyken nüfusun azalması üzerine bu statüsünü kaybeden Altınkaya köyünde yaşayan Ali Akpınar, 2 yıldır atıl durumdaki tesiste kültür mantarı üreterek 12 kişiye istihdam sağlıyor.

Ankara’da yaklaşık 20 yıl mantar üretiminde çalışan Akpınar, işlerinin kötü gitmesi üzerine 2014’te eşinin köyü Altınkaya’ya yerleşti. Burada daha önce pazar yeri olarak inşa edilen ancak kullanılmayan tesiste mantar yetiştirmeye karar veren Akpınar, köy muhtarı Yılmaz Atak’ın da desteğiyle üretime başladı.

Tesisteki 17 odada yıllık yaklaşık 100 ton üretim yaparak istihdam sağlayan, kullandığı mantar kompostunu gübre olarak çiftçilere ücretsiz dağıtan Akpınar, sağladığı ekonomik katkıyla köyden göçün engellenmesine katkı sağlıyor.

– “Taleplere yetişemeyecek duruma geldik”

Akpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyde mantar yetiştiriciliği için uygun ortam olduğunu görünce değerlendirmeye karar verdiğini söyledi.

Tesisin büyümesinde muhtar ve köylülerin büyük katkısının bulunduğunu dile getiren Akpınar, köyün kalkınması için her türlü fedakarlığın yapıldığını aktardı.

Akpınar, köydeki ılıman iklimin mantar yetiştirmeye uygun olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Üretimde kullandığımız kompostları aldığımız fabrikalar da çok yakın. Ulaşım ağı olarak da avantajlarımız var. Tesisteki 30 odadan 17’sinde üretim yapıyoruz. Günlük ortalama 50 ila 100 kasa mantar üretiyoruz. Yoğun talep var, ürünümüz kaliteli. Taleplere yetişemeyecek duruma geldik. Yılda yaklaşık 100 ton üretim yapıyoruz. Mantarları Ankara başta olmak üzere Aksaray, Niğde ve Nevşehir illerine satıyoruz. Faal 6 kişi çalışıyor. Siparişleri götüren ekiptekilerle istihdam ettiğim kişi 12’yi buluyor. Bu şekilde köyümüze katkımız oluyor.”

Mantar yetiştiriciliğin sürekli ilgi gerektirdiğini vurgulayan Akpınar, “Kültür mantarı kompost dediğimiz atık maddede, sapın olgunlaşmış halinde oluşuyor. Fabrikadan gelen kompostu odalara seriyoruz. Kuluçka döneminde ortam sıcaklığını soba ile yükseltiyoruz. Nemini ayarlıyoruz. Kompost olgunlaşmaya başlayınca üzerini toprakla örtüyoruz. 40-45 günde mantar yetişiyor.” ifadelerini kullandı.

– “Köyden göçün önüne geçmemiz gerekiyordu”

Köy muhtarı Atak ise 2014 yılına kadar belde olan Altınkaya’nın sürekli göç vermesi nedeniyle köy statüsüne düşürüldüğünü anlattı.

Köyün kalkınması için yapılacak tüm çalışmaları desteklediklerine işaret eden Atak, şunları kaydetti:

“Kullanılmayan tesisi nasıl değerlendireceğimizi düşünürken Ali Akpınar ile tanıştık. Mantar üretebileceğini söyledi. Köyümüzde bir işletmeciye ihtiyacımız vardı. Köyden göçün önüne geçmemiz gerekiyordu. Atıl durumdaki tesisi mantar üretmek üzere işletmecimize tahsis ettik. Çok da iyi oldu. Çalışan işçiler özellikle köyden seçildi. Bu da köyümüze gelir getirdi. Kısmen de olsa köyden kente göçün önüne geçtik. İnşallah daha da iyi olacağını düşünüyorum.”

Misel ekimi ve ön gelişme devresi

Ekime hazır hale gelen kompost beklemeden ekim yapılır. Ekimde , buğday ,çavdar, mısır v.b. hububat denelerine sardırılmış tohumluk misel kullanılır. ekimden maksat, tohumluk miselin kompost içerisine olabildiğince homojen bir şekilde yayılması, karıştırılmasıdır. Bir ton kompost için 5-7 kg arasında veya 8- 10 lt misel kullanılır . misel daha düşük dozlarda ekilirse gelişme süresi uzamakta ve rakip ve istenmeyen organizmaların kompost içerisinde çoğalma riski artmaktadır. Tersine yüksek dozda ekim yapıldığında ise maliyeti artırıcı etkenle birlikte misel gelişmesi sırasında istenmeyen ölçüde sıcaklık yükselmesi olabilir.

Kompost iyi bir besin ortamı olduğundan her türlü mikrobial bulaşmaya karşı duyarlıdır. Bu nedenle ekimde çalışanların hijyen şartlarına büyük ölçüde özen göstermeleri , ekimde kullanacakları alet ve ekipmanların temiz olmasına dikkat etmeleri gerekir .

Ekim elle veya makine ile yapıla bilinir. Tohumluk misel kompost a homojen bir şekilde karıştırılır ve kasa,naylon torba veya ranzalara yerleştirilir. Ekimi yapılan kompost hafifçe bastırılarak düzeltilir odalara yerleştirilen kompost üzerine kağıt veya ince naylon örtü ile örtülerek hem muhtemel bulaşmalara karşı hem de yüzey kurumalarına karşı tedbir alınmış olur. Bulaşmalara karşı ayrıca %1 lik formalin ve %0.1 DDVP ile oda haftada bir ilaçlanmalıdır. Ara sıra su pülvarize edilerek örtü kağıtlarının nemli kalması sağlanır . Bu devrede kapı ve havalandırmalar kapalı tutulur yalnız ısı ayarlamalarında havalandırmalar kullanılır, oda ve kompost sıcaklığının 28 C nin üzerin çıkmamasına özen gösterilir.

Gelişme dönemi için en uygun sıcaklık oda içi 23 C kompost 25 C oda içi nem %80-90 de miseller 13 –15 günde kompost u tamamen sarar ve ortama mantar kokusu yayılmaya başlar. Bu süre zarfında misel gelişmez ise bunun nedenlerini söyle sıralayabiliriz.

– Kompost aşırı ıslak yada kurudur.

– Kompost sıcaklığı 30 C yi aşmıştır

– Kompost besin maddelerince fakirdir.

– Kompost hazırlanması ve pastörizasyonu iyi yapılmamıştır.

– PH uygun değildir

– Hastalık yada zararlılarla bulaşma vardır.

Mantar üretimini nerelerde yapabilirim?

İstiridye mantarı yetiştiriciliği  yapmak için mutlaka kapalı ortamlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için uygun olmak şartı ile daire, dükkan, bodrum katlar, ahırlar kullanılabilir. Bu tür alanlarda yalıtım maliyetleri çadırda istiridye mantarı üretimi yapmaktan daha pahalı olmaktadır. Mantarhanelerde yapılan istiridye mantarı üretiminde enerji sarfiyatı kullanılan ekipmanlara göre %10 artabilir. Ancak binalara oranla daha fazla verim alınabilmektedir. Bunun nedeni olarak yalıtımlı çadır kurulumu yapılırken ekibimiz çadırın daha iyi havalandırılabilmesi için çalışmalar yaparak çadır yönünü belirlemektedir. Sorunuzun cevabı olarak yalıtımlı çadırlarda üretim yapmak en uygun üretim şeklidir diyebiliriz.

Mantarhaneye ne kadar kompost koymalıyım?

Mantarhaneye ne kadar kompost koymalıyım?

Günümüzde çoğu girişimcinin en çok üzerinde düşündüğü konulardan birisi kurduğu mantarhaneye kaç ton kompost koyması gerektiğidir. Aslında yapılan hesaplamalarda ne kadar çok kompost koyarsam o kadar çok kazanırım düşüncesi çok yanlıştır. Maalesef üreticilerimiz bu işe ilk başlarken nasıl daha çok kompost koyabilirim düşüncesini taşımaktalar.

Normal standartlarda 112 metrekare bir üretim çadırına maksimum 12 ton civarında kompost koyulması gerekmektedir. Bu tonajın üzerine çıkıldığında çadır içi hava sirkülasyonu zorlaşmakta ve doğal olarak kirli havayı atamadığı için verimleri düşmektedir. Yine bir yanılgı ise dilden dile dolaşan (%30, %35, %40 verim alıyorum, aldık, almış) gibi duyumlar ile hareket eden üreticilerimiz malesef mantar üretimi kazançlara ulaşamamaktadır.

Mikro Krediyle Evinde Mantar Yetiştiriyor.

Artık ülkemizde sektör haline gelen mantar üretimine bir girişimci daha katıldı.  Hatay’da girişimci bir kadın, çocukluğunun lezzeti olarak tabir ettiği mantarı yetiştirebilmek amacıyla yaptığı araştırmalar sonucu evinin bir odasında istiridye mantarı üretmeye başladı. B vitaminin yanı sıra demir, bakır ve fosfor bakımından zengin olan istiridye mantarı, Hatay’da ilk defa kadın girişimci Habibe Koçak tarafından üretilmeye başlandı. Evinin bir bölümünü aldığı 800 liralık mikro krediyle adeta mantar tarlasına çeviren Koçak’ın, en büyük hayali ise büyük bir emekle “çocuğu” gibi baktığı mantarları yurt dışına satabilmek. Üç çocuk annesi Habibe Koçak (47), AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğundan bu yana mantarın lezzetini çok sevdiğini ve bu ürüne özel bir ilgisinin olduğunu söyledi.

Daha önce de kültür mantarı yetiştirmek istediğini fakat ilk denemesinde başarısız olduğunu belirten Koçak, internetten yaptığı araştırmalar sonucunda istiridye mantarı yetiştirmeye karar verdiğini belirtti.Maddi sıkıntıları nedeniyle bir türlü istiridye mantarını yetiştirmek için girişimde bulunamadığını ifade eden Koçak, şöyle devam etti:

“Mantarla ilk tanıştığımda 8 yaşındaydım. Annem toplardı bize yedirirdi. Bizim evin et yemeği mantardı. Şimdi ben de evde çocuklarıma mantar yemeğini sürekli yaparım. İnternetten faydalarını araştırırken bir gün mantar üretmeye karar verdim. Yerim müsaitti fakat maddi yönden destek bulmak zorundaydım. Mantarla ilgili internette araştırma yaptığım sırada mikro kredi uygulamasını öğrendim ve hemen başvuruda bulundum. Çünkü bu işle ilgili bütün planlarımı uzun zamandan bu yana yapıyordum. İlk etapta 800 liralık kredi desteği aldım ve çocukluğumun lezzeti olan mantarı yetiştirmek için hemen girişimlere başladım.”

İstiridye mantarının Hatay’da bulunmadığını bu nedenle Kastamonu’dan tohum getirttiğini vurgulayan Koçak, evinin bir bölümünde çalışma başladığını ve ilk denemesinde de başarılı olduğunu kaydetti. Mantarı yetiştirebilmek için birçok aşamanın bulunduğunu ifade eden Koçak, öncelikle satın aldığı saman, talaş ve kepeği bahçesinde büyük kazanlarda kaynattığını ve istiridye mantarının kompostosunu hazırladığını, ardından da bu kompostoya tohumları yapıştırdığını söyledi.

Hayalinde büyük bir mantar üretim tesisi kurmak olduğunu ifade eden Koçak, “Aldığım ilk ürünü öncelikle evde pişirdim ve çocuklarımla birlikte yedik. Çok lezzetliydi. Bu lezzetin herkesin sofrasında yer almasını isterim. Bunun için en büyük hayalim büyük bir tesis kurup, hemen her yere mantarı göndermek. Ayrıca çocukluğumun lezzetiyle yurt dışına açılmak” diye konuştu. Koçak, evinin bir bölümünde yetiştirdiği mantarları satmak için şu an marketlere başvurduğunu ve kabul edildiğini, birçok ilden de şimdiden sipariş almaya başladığını kaydetti.

Dünyada Marka Haline Gelen Porçini Mantarı

Sofralarımıza daha yeni yeni giren ve ülkemizde henüz yetiştiriciliği yapılamayan Porçini mantarı, halk arasında ayı mantarı, çörek mantarı veya bolet mantarı isimleriyle de bilinmektedir. Ülkemizde yaygın olarak yetişen porçini mantarının etli şapka kısmı, sap kısmından daha koyu renklidir. Islakken parlar ve hafif yapışkandır. Rengi değişken, kestane veya soluk kahverengidir.

Günümüzde mantar yetiştiriciliğinde zirvede olan istiridye mantarını büyük olasılıkla tüketimde geçmesi beklenen porçini mantarı şileliler arasında ‘kıtırdak’ ismi ile biliniyor. Şile’nin yöresel mutfağında büyük öneme sahip olan mantarın tencere yemekleri, tavası, ızgarası, böreği, pidesi yapılıyor. Pek çok farklı mantar türüne ev sahipliği yapan Şile’nin yerli halkı her yıl mantar zamanı aileleriyle birlikte mantar toplamaya çıkıyor. Şile’de toplanan mantarlar talep doğrultusunda tüm Türkiye’ye dağılırken, Şile halkının da yan gelir kaynağı oluyor. Eylül, Ekim ve Kasım aylarında özellikle meşe ağacının altında kendiliğinden yetişen porçini, orman sınırı boyunca gazeller üzerinde genellikle çok sayıda görülüyor. Hoş kokusu ve lezzetli tadı ile yenilebilen en iyi mantarlardan biri olan porçini, kurutularak, konserve veya turşu halinde saklanabiliyor. Porçini, Avrupa restoranlarında porsiyonu 15-20 eurodan satılıyor.
Şile’nin bir diğer ünlü ve lezzetli mantarı ise yörede “gelincik” diye bilinen ‘Sezar’ mantarı. Bölgede kendiliğinden yetişen lezzetli mantarın Sezar adıyla tanınmasının nedeni ise Roma İmparatoru Sezar’ın bu mantarı sadece kendi için toplatıp, halka yasaklatması.